hayalodasi

ŞİİR..

21/2/2008 · Kategori: GUNUN ALINTISI

Benim içimde bir şiir var. Mırıldanıp dururum kendi kendime. Kelimeler dizilir aklıma. Olmadık yerlerde hınzır, muzır, oyunbaz kelimeler. Kafiyelerle birşeyler fısıldarlar kulağıma, aklıma. Duyarım, gülümserim, aldırmam. Kelimelerin bir oyunudur bana. Benim bir oyunumdur onlara... Ele vermeyiz birbirimizi. Sırrımızı saklarız başkalarından. Kulağımda kelimeler vardır sıraya giren, gurbetten gelen. Koşarlar bir adım önümde, ben hayatın içinde onların peşlerinde.
Yormazlar beni başkalarının tersine...

Benim içimde bir şarkı var mırıldanıp dururum mır mır mır...
Notalarını bilirim, sözlerini bilirim... Bir şarkıyı önden söyler matematik sınavında kopya verir gibi içimdeki o ses. Olmadık bir anda bir kelime söylersiniz siz, pat o şarkı düşer benim dilime. İster sev ister sevme. Kurtul kurtulabilirsen. Serseri, acıklı ve coşkulu şarkılardır onlar. Ben mi onlara eşlik ederim onlar mı bana şaşırırım çoğu zaman.

Sizin içinizde bir çocuk varsa benim de size söyleyecek bir sırrım var. Benim içimde bir cüce gizli. Kızgın, neşeli, kompleksli, uykucu masal kahramanı cücelerin tüm hasletlerini üzerinde toplamış bir tuhaf cüce. Şirin desen şirin değil, çirkin desen çirkin değil... Atsan atamazsın satsan satamazsın. Bakmayın boyuna , enine,huyuna... Ben ne zaman haddimi aşsam o cüce de bendini aşar. Taşar...

Benim içimde kahraman bir ruh ve bir korkak gizli. Aynı pelerinin altına saklanmış birbiriyle itişip dururlar öylece. Kavgadan bahsetmek değil neyse ki size niyatim.

Benim içimde düşler var. Ama gerçeklerle çok barışık . Sonra gerçekler var, düşlere çok açık. Yer değiştirirler ve beni kandırırlar hep hep hep... Düş sandığım gerçek çıkar, Gerçek sandığım düş.

Benim içimde bir deniz var. Fırtınalar kopar bazen. Durgun denizler eşlik eder yalnızlıklarıma. Bilirim ki o deniz benim denizimdir. Dalgasıyla, tuzuyla, tatlısı ve acısıyla. Limanlarını bilirim sığınacağım, açılınca başıma gelecekleri bilirim. Kartaca yıkılmalıdır belki ama içimdeki denizin tüm kapıları kapalıdır. Hangi nehrine tırmansam aynı denize taşıyacaktır akıntılar beni. Özgürümdür bu denizde. Tusağımdır aynı zamanda her ikisi aynı anda nasıl olur hiçbirzaman anlamasam da...


Benim içimde bir tanrı var. Büyük kocaman. Ya da ben o tanrının içindeyim çoğu zaman. Bildiğim seste, anlayacağı dilde seslenirim ona. O benim tek tanrım ben onun tek kuluyum şu dünyada. Yalansız dolansız bir tanrı kul ilişkisi bizimikisi. Gaddar değil sevecen tanrı içimin tanrısı. Cezalandırmak değil ödüllendirmek ister nedense. Şevkatle kucaklar kalbimi... Başkaları gelir gider o gitmez. O tanrı terk etmez beni. Başkaları kendi tanrıları ile gelirler benim tanrıma sığınırlar ama zor!!! sonra kendi tanrılarını alıp çekip giderler. Bilirim ki ben oldukça içimdeki tanrı terk etmeyecek kendine sadık kullarını. Yüzüstü bırakmayacak kendini var eden bu kulu.
Bilirim bilmesine ama yine de gizli gizli her gece dua ederim.
içimden söylerim;
"Tanrım n'olur terk etme beni, ben terk etmeden seni!"



..............

güzel bi film mi dediniz; THE NEW WORLD

 

 

Cüneyt Özdemir:) 

Yorum ( 0 ) Yorum yaz!

26/6/2007 · Kategori: GUNUN ALINTISI

Bir teknenin arkasında Venediğe bakarken gözlerimin kenarından iki damla yaş süzülüyor sessizce. Kimse görmesin istiyorum. Utandığım için değil onlar utanabilir endişesiyle, gizlice siliyorum gözyaşlarımı. Bazen sevdiğim bir şarkıyı dinlerken , kimi zaman bir kadının gözlerinin taaaa içine bakarken, ya da işte böyle dünyalar güzeli bir şehrin silüetine hayran olmuşken hayatın o coşkusunu içimde tutamayı beceremiyorum.

Ve biliyorum ki sözcükler duyguları ifade etmek için kimi zaman yetim, öksüz ve bir hayli kimsesiz.
Lhasa De Sala çalıyor aklımın kenarında . "Decare ala pased"diyor üzgün bir filmin fonunda çalar gibi.
Güneş San Marco meydanının tepesindeki kilise çanına bir buse konduruyor.

El ele tutuştuğum bir sevgili geliyor aklıma.

Gözlerimi kapatıp teşekkür ediyorum hayata.
"Teşekkür ederim hayat! Bana bu kadar cömert davrandığın için, şu güneşin kadife gülümsemesini yüzüme yerleştirdiğin için, bir şehrin silüetini kapırıtılı bir denizin ortasından bir kez daha hediye ettiğin için.."

Bir Prosecconun buz gibi tadı geliyor ağzıma, bir kadın çığlığı şehvetle çınlıyor kulağımda.
Teşekkür ederim ey hayat!

Biraz ileride bir kaç obez amerikalı turist gevrek gevrek konuşuyorlar bir turistik kartpostalın üzerine damlayan kötü bir yağ lekesi gibi. Sadece iyimserlik var tutanabileceğim hayatta. Sessizce bakıyorum önümden geçen vapurlara, tombul güvercinler masaların arasında kırıntıları topluyor, bir martı anlıyor halimi bağırarak selam veriyor.

Arsenale'de dünyanın önde gelen sanatçıları eserlerini sergiliyor. Son derece şık kadınlar, adamlar merakla geziyorlar dünya sanatının yeni yön haritasını.

Bir gece önce sabaha kadar oturduğumuz ve Venedik güneşinin üzerinde doğduğu bir gecenin sabahı var arkamda.

Gondolcuların kaba ve kibirli halleri bile gözüme güzel gözüküyor şu an.
Gözlüğümün ardında tek bir damla var koca bir denizin içine yuvarlanan paldır küldür.
Yüzümde bir teşekkür tebessümü hayata...
Venedik güzel bir hediyesin şu anda.

Yorum ( 2 ) Yorum yaz!

NE OLUR GERİ DÖNME!!!

18/4/2007 · Kategori: GUNUN ALINTISI

 

"NE OLUR GERİ DÖNME!" büyük harflerle yazıyor. İlk olarak bizim sokağın köşesinde gördüm. Bir apartmanın duvarına siyasi bir slogan tadında şu püskürtülen boyalarla yazılmıştı. Yazının düzensizliği hızla yazılıp kaçıldığı intibanı bırakıyordu. Bir örgüt mensubu gibi. Sonra aynı cümleyi şehrin farklı sokaklarında da görmeye başladım. Yine aynı el yazısı , yine siyah, yine kocaman BÜYÜK harflerle. Şehrin farklı yerlerine elinde siyah bir boyayla aynı cümleyi yazmak için gece yarısı sokak sokak gezmek nasıl bir duygudur acaba?
Hemen sahneyi canlandıralım gözümüzde.
Muhtemelen kapşonunu başına çekip ,kuşkuyla arkasına bakıyor ve tedirginlik ya da yakalanırım korkusuna rağmen hızla duvarlara aynı cümleyi yazıp aynı hızda dikkat çekmeden uzaklaşıyor.
Arkasında sokakta kimsesiz bir duvarda o yazı kalıyor.

NE OLUR GERİ DÖNME! dannnn

Yazan kim acaba? Bir erkek mi yoksa bir kadın mı?
Hımmm... Düşünelim.
Erkektir.
Erkekler bilinenin aksine daha tutkulu severler. Aşklarına terk edildiklerinde bile sahip çıkmayı bilirler. Ama sanki bu cümlede terk edilen değil de terk eden bir hava var.
Gururlu bir Türk filmi kahramanı. Bırrrrrr...
Biraz daha hali vakti yerinde olsa ya da bir on yıl sonra mesela muhtemelen şöminesinin üstüne o kadının resmini asıp, kırmızı bir şarap kadehini ona doğru kaldırıp uzun uzun bakabilecek bir gurur hali gizli gibi kuzum!
Ama şimdi acı daha genç. Ve henüz şömineli bir ev kazanacak kadar kendini işe vermiş değil. Tam tersi bir aşk militanı gibi sokaklarda onun izini sürüyor. Aşk örgütlenmektir diyordu ya Ece Ayhan, bu tam tersi bozguna uğramış, örgütlenememiş bir aşk hikayesi.
Bağımsız bir film tadında. Seyrederken hasretle ve hasetle bakılan, iş yaşamaya gelince sinemaya kaçılan türden hayat hikayesi. Bir sessiz çığlık bu. Hayat kazası.

NE OLUR GERİ DÖNME!

Ne zaman gitti de ne zaman dönecek. Üstelik giden de kim? Yazan mı, yazdıran mı bu cümleyi. Sonra bu yalvarma da nereden çıktı. Yoksa tam tersi bir durum mu söz konusu? Yani NE OLUR GERİ DÖNME derken acaba alttan alta NE OLUR GERİ DÖN mü demek isteniyor?
Böyle şehrin arka sokaklarına yazmalar, büyük harfler, tüm bu ısrar...
Ve en fenası o ünlem.
Ah o ünlem!
Bunlar ayrılık değil aşk alametleri.

NE OLUR GERİ DÖNME!

Ayrılık üzerine sitemle yazılmış bir cümle.
Gururu ve kırgınlığı içine saklayan birinin birine, çaresizliğine başkaldırı.
Çekilen aşk acısına fiyaka ile atılmış bir imza.
Acaba bu cümleyi okuyan kendine yazıldığını biliyor mu? Ve tüm bir şehrin huzurunda dönmesinin istenildiğinin farkında mı?
Yazan erkek ve okuması gereken kadınsa, değil muhtemelen.
Kadınlar aşkta yenik, ayrılıkta gaddardır çekirge.
Üzüntüleri sevinçler kadar uçucudur. Böyle genellemeler yaparken ipin ucunu kaçırıp kadın düşmanlığına götürmek de var işi ama durun hemen frene basalım.Ne yazıyordu duvarlarda...

NE OLUR GERİ DÖNME!

Sanki zamanında yüzüne karşı GİTME diyemeyen birinin geç kalmış bir dileği. Şimdiki zamanda geçen fonda eski şarkılarının çalındığı bir Ajda Pekkan aşkı gibi.
Bitmeyen, bitemeyen sitemkar bir aşkın çaresizliği gibi. KADER filmi geliyor aklıma, dannn!
Kim yazıyor bu yazıları, kime yazıyor?
Neden bizi bilmediğimiz bir aşkın tanığı haline getiriyor? Şimdi bakın bizim de bu aşka müdahil olmamız isteniyor. Belki de bu sevgiliye ulaştırmak için yazılan bir mektubun ilk satırı. Biz de o mektubu taşıyacak güvercinin kanadı. Madem öyle kolları sıvayalım ve kanat çırpalım.

NE OLUR GERİ DÖNME!

Yazılan kişi bu satırları okuyorsa sözüm ona şimdi. İster dön ister dönme ama en azından bir "ara" şu adamı derim. Sanırım anlatacağı hala birşeyler var. Bir öfke ile yaşamaya mahkum etme. Bir aşktan tek kurtuluş yolu o aşka sığınmaktır. Sen yeni bir aşkta, bedende, şehvette kurtuldun belki çoktan ama o yeni bir aşk ile eski aşktan yani senden kurtulamayacak. Bir hayat boyu açık bir yara olarak kalmak istiyorsan -ki her kadın ister- o adamın içinde arama da. Kadınların vefasızlığını ve kalbini tecrübe ettiğim için kalbimle söylüyorum. Bu cüretkar yazıları sokak sokak dolaşıp şehrin karanlığında yazan bu adam olmasa da bu adamın sana duyduğu aşk bir kez daha dönmeni ve içindekileri sana dökmesini, boca etmesini hak ediyor. İstanbul'un adına, ıssız sokakların, sokak köpeklerinin, köpekleşen aşkların, aşk acılarının adına sana büyük harflerle seslenmek isterim.

Ey bilinmeyen,
NE OLUR GERİ DÖN!

Sonra bize neler olduğunu bir cümlede ya da tek bir sözcükte ilan etsin yine o, aynı sokakların kimsesiz duvarlarında.

DÖNDÜ yazsın.
OLDU yazsın...
OLMADI yazsın.
DÖNMEDİ yazsın...

...ama ne olur yazsın.
varsın küçük harflerle olsun ,yeterki yazsın.

 

C.ÖZDEMİR



Yorum ( 3 ) Yorum yaz!

GİTME YA DA HADİ GİDELİM!!!

31/3/2007 · Kategori: SEYIR DEFTERIM

 

 

Gitme benden ne olur..

Gitmene dayanamam bilirsin...

Bir küçük gözyaşı olur hüznüm ..

Süzülür o gül yanaktan...

 

Gitme benden ne olur...

İçimi ısıtan gülüşünü götürme gidersen...

Kalsın bende saklarım onu kalbimin en derin köşesine...

Sessiz kuytularda çıkarır bakarım...

Soğuk gecelerde sarılır yatarım...

Kimse yokken sen olurum...

Var olurum..

 

Gitme benden ne olur...

Dünyamı durduran gözlerini götürme gidersen...

Söz veriyorum gözüm gibi bakarım...

En güzel yerlere götürür,

En güzel manzaraları seyrettiririm..

Güzel görür...

Güzele bakarım...

 

Gitme benden ne olur...

Ya da beni de götür gidersen...

 

 

Katip-hayalodası

 

Yorum ( 3 ) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

Son Yazılarım

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım